- (no title)kalbim geldi. "bir yere gidiyorum." dedi. yine. epey zamandir yapmamisti; gelmemisti bile. degildi bende. tamam dedim. kalabilir miyim yerinde, sen yokken? -ok ok. gitti. hayirlisi...
- loosen the realityBir zamandır var bu alışveriş listemde. Hangi kapsamda bilmiyorum tabii ki (alış-veriş). Hep duruyor. Belki yarım sene olmuştur, tam hatırlayamıyorum. Esriklik denk geliyor gibi ama... esrik ne demekti, bir bakalım. Baktım. Üşenmezsen sen de bak. Bana uyuyor. Herkesin serindeki hoşluk başkadır, bana uyuyor, seni bilemem. Kimsin sen? Yoksun sen aq. Zaten bugünün kapsamında olan şeylerdenread
- garezkötü hatıralar koleksiyonu. sakla. gör. istemesen de bir daha gör ve tabii ki perçinle. tam orada mı oturuyorduk. hatırla ve nefret et. hepsini tut, en kötü haliyle. zaten iyi bir hal hiç olmadı. hiçbirini bırakma. yeryüzünde başına gelebilecek en kötü şeydi. onu orada tuttuğun sürece her şey daha iyi. çıkması, gıkması dert. gerçek. tam oradaread
- chrysos (bir sarı yılan)saçlarım aslında düzdü. ve en başından beri yılandı her biri. saklamadım öyle olduklarını, ama söylemedim de... söylemedim de, ama kimseyi de çağırmadım koklasınlar diye... boynum kesildiğinde ölmedim. azaltıldım. hepinizde vardım, yine varım, daha az varım. kayıp mı yoksa kazanç mı söylemem. kendimi, ben öldürmek istediğim halde öldürmedim. çünkü ölürsem oğullarım doğacaktı. öldürüldüm ve onlar doğmakread
- esas boomerangseni erteliyorum. geç kalınmış da olabilir sonunda. hiçbir şey olmamış ve olmayacağa bıraktım. kulağıma neler fısıldarlarsa fısıldasınlar. ben yeterince üzgünüm. yalnızım. çaresizliklere beni maruz bırakan bir aklım var. yalnız başına aklımla baş edemiyorum. yardıma ihtiyacım var... dı. yoktun. hala yoksun. sadece potansiyel sorun olarak varsın, civarlardasın ve bunun için dua ettiğimi zannetmiyorum. evet, tam öncesinderead
- camasir askisi X 2bunun anlami sadece birinin icmeye baslamis olmasi olabilir. yoksa gece yarisindan sonra saatin kac oldugunun bile belli olmadigi bir anda... yo. bu bir borc odemesi olamaz. onlar sadece madde. yo. o, o kadar aptal olamaz. belki zihinsel anlamda duskun olabilir ama ihtimal vermiyorum. evet, umutlanmak... cunku neden ki? ama beni camasir askisi kurtaramaz ki. camasirread
- hayvanozleyemeyene denir. hayvanlarin kendisine soylenisinden farklidir; icinde hakaret degil, sitem vardir. bunu hakaret olarak anlayana "ayrica" hayvan denir. onun tanimi burada namevcuttur. mumlarla oynadigi zamanki mutlulugunu unutmus olana denir mesela. ya da sarabi "yavas ic" diyeni dinlemeden icene. ve yahut "seni seviyorum." deyip onune dondukten sonra "seni cok seviyorum!" diyerek tekrar gozlerini sana dikene. isread
- ölümen buyuk ve sona saklanmis olan zevk. caresizin kullanabilecegi son ve son derece saygideger kredi.
- şarapbunun turkce'deki adi kadar kotu bir sey yoktur. bok sozcugu bile daha guzel gelir tabulari olanlara. oysa sarap dobradir. zevki tarif eder, tum kabaligiyla. hani terliyorsun ve daha derinde istiyorsun ve dile getirmekten artik utanamayacak kadar istiyorsun ya. bu sozcuk onu sana daha etiketinde sunar. sen kendinden korkmakla mesgulken, o, ortada, ...-dir.
- lullabyBurun karıştırırken dinlenebilecek en güzel şarkının adı. Paylaşınca hoş değil tabii ama... Boşversene, kimi kandırıyorsun.
- wrong decisions"just what i needed." "perfect timing." "cherry on top." "bi sen eksiktin." A couple of 'drying stand' has delivered, one on the garden wall, the other in the garden. I've heard a noise, probably it was way after the midnight. Delivered but not received. One night the fuses blown a few months back when theread
- assumptions on purpose no2bir gun mutlu gecmis olur. iyilik olsun diye bir insana seslenirsin, gucenik kalmasin, ruhundaki kirik kemikler uzerine, hafif bile olsa, benden yana bir baski olmasin diye. o 'yaratik' ne yapar? kirik kemiklerini bana saplar. fesatlik: kaniksamislarin, omur boyu sicamadiklari bok. cok kisi var boyle. bunlari tespit etmek icin ben gibi 'diken' tipleri kullanabilirsiniz. kendiniz silikread
- her turhlu part IIdenize yanlamasina yaziyorum. bu defa uzuvlarimdan bahsetmek istemiyorum dedigimde bahsetmis oluyorum. yine dosdogru marmara'ya karsi yazmaya baslayacagim fakat yanlamasinayim, cunku oraya koyabilecegim bir masam yok. butun derdim bu mu? degil. fakat, yazmadigim icin cezalandirildigimi yazmam umarim basima bir baska bela acmaz. al iste. yaziyorum. tamam? kendim misin, kimsin bilmiyorum. kimlersin, kimlerdensin onu da bilmiyorum. fakatread
- assumtions on purpose no1ben samimiyetsiz olmak istemiyorum. fakat oyleyim. bunun rafine halinin bir insanda mevcut olabilecegine inanmiyorum fakat kendi varligim ile olcebildigim, toleransi ile birlikte bir deger bicebildiklerim arasinda kendimi epey altta goruyorum. karsilastirma yaptigim icin degil, kendi tarafimda eksik buldugum icin. bu eksiklik benim icin 'hic'e yakin ve bu, once, kendimde gidermem gereken bir kaplanti. 'denize nazirread
- Yanyanalik HuzuruSimdi ben nasil kendi kendime yazacam. Hep okunuyom gibi geliyor bana.Okunmussun sen zaten. Tilsimlisin. Muskalisin. Patates cipsinin en salcali halisin. Cunku basin agriyor. Cunku salcali patates cipsi diye bir sey diyebiliriz bas agrisini tanimlamak icin. Neden oyle? Gerek miydi? Degildi. Ruhunu mu kaptirdin? Daha birakmadin mi ama elinden mi kayiyor? Olur mu oyle? Olmaz. Hop,read
- ilkbahar götün tekidirParmağımın ucunu kestim. Dün yaptım bunu. Domates doğrarken yaptım. Sol el, yüzük parmağı. Sebebi dalgınlık. Ayıktım, tüm anlamda. Şu an bantlı. Evet, sarı bant. Güçlü olan bantlardan. Uçtan bir parça zaten. Kesilen kısmı yerine tutturup, üzerine bant. 2 milimetre olsa dahi parmağımın kısalmasını bende bu aşk oluşmuşken istemem. O haliyle çaldım bu akşam. Hatta buread
- kimartik kime yazdigimi biliyorum. sen de biliyorsun. sana yaziyorum. ama o sen kim. onu kimse bilmiyor, hic kimse; ben dahil. ama birine yaziyorum. bunun aciklamasini yapmak ile ilgili kurdugum cumlenin onune bunu koyuyorum. artik yok. bu tanri mi? ya da bir tanrica mi? no. degil. aradigim sey o degil. bilakis, yuzunu gormek istemiyorum kendisinin. girmeyeyimread
- _Tembelliğe düşünsel adım. Düşüksel cümleleri organımıza takmama zamanı. Alışkanlık haline gelirse, zihnin kendini tarif etme sistemi yeniden kurulabilir ya da belki yok oluşu, çözünme, daha beden mezara girmeden kurtçuklara yem olma sürecine girmiştir. Bir takım yerlerden buharlar fışkırıp duruyor. Çok güzel soğutucularım var. Soğutmak basıncı düşürmüyor. Basıncı düşürebilen kimyasallar ya da iradesel ayarlar, müdahaleler, manipülasyonlarread
- her şeyHer şey denen bir şeyler grubu var. Kapsamı her şey. Yani varsa bir konsepte yoksa kainatın tamamına tekabül edecek bir kapsam. ”Bir de her şey düzelir.” diye bir söyleyiş var. Buna tüm saftirikliğimle inanmakla birlikte; saftirikliğimi bir kenara bırakıp; neden bu inancı benimsediğimi... ...oku, anlatıyorum: Bir parça olarak bulunması itibarıyla tüm fiziksel ve tinsel varlığımızread
- NeBir saniye, şurada uzay gemisi tamir etmeye çalışıyoruz. Kolay görünüyor oradan her halde yer elmaları! Böyle güzel, sessizliğiniz. Şimdi bırakın, bir yandan şarkımı söylerken bir yandan da gemiyi tamir edeyim ve tabii ki bir yandan konuşayım. Anlatacağım tabii. Koca evren, kim dinleyecek, dinleyebilecek herkesten başka. Levyeyi uzat. Şşt! Ses yok, uzat levyeyi. Uzamıyor. Hmm, metaliread
- MAslında ne kadar çok dikkat edilmemiş sözcük varmış zihnimde. Ya, bir kere doğru gir şu konuya! Bence, bu gece, ben sinirimi senden çıkarayım. Sinirli miyim? Epey bir zamandır, her zaman. Sinirimizi kapıdan girmeden önce çıkarsak, olmaz mı? Olmaz. Çünkü o yarrak gibi bir şey, olmasa kafan çok rahat edecek ama atabileceğin ya da bir kenararead
- SahtekarGerçekimi... (grealivity) İlk defa bir şeyi anlatırken türkü uydurur, ağıt yakar gibi alakasız bir girizgah yapmama gereksinimi duydum. Belki de konuyu önceden düşünüp, başlığı belleyip, sonrasında yazmaya başlamak bunun için -çoktandır- var olan bir şeydir. Dışarıdan bir adam geçiyor; tanımadığım, görmek istemeyeceğim ve hatırlamak istemeyeceğim biri. Sonra bunları bir daha okursam hatırlamayayım. Olur? Deneriz. Birread
- SekmekMerhaba. N'aber? Bence bu gece her sey... Cumle yok. Yok bir sey. Hey! Kendim! Seni dinlemeye geldim. Ne, cit yok? Anlatsana, derdin nedir? Yok. Çalamıyorsun. Yazamıyorsun. Düşünemiyorsun. Evet, düşünememek nasıl bir duyguymuş öğreniyorsun. Düzeltelim. Düşünememenin yollarını buldun. ”kasıtlı cehalet”i öğrendin. Belli konularda düşünememenin bir yolu var. Bedava değil ve verimli bir yaratım yöntemi bulunmuş sayılmaz,read
- n'oluyo
- too muchben bir sey. ben? yine mi sen? hep sen, hep ama hep sen. ben? evet, sen. peki hangisi, ne, bunlarin? "seems like a touch, touch, too much" firtina gibi esebilecegim, ya da en azindan doya doya kendimi oyle zannedebilecegim bir gece acaba ziyan mi olacak? caliyorum. evet. soyluyorum. evet. yaniyorum. hem de nasil! peki banaread
- draftsloving, wishing to be the one to be blame... ungone. not given up but destinyless... right after their path is closed, forbidden... do you think it's easier chasing after a love which looks has only one who believes in it? no. even harder while believing it's not only that way. sometimes i think that's probablyread
- neverThat ship has sailed, and you're too hateful or proud to cry out to sail it back. Whatever... You know what... Love carries a courage, a blessing to the heart makes it brave, a gut comes along with it makes you alert n' alive to keep it, no matter what. I just hoped you've hadread
- aBu gece bir bok yazmak istemiyorum. Bir bok gelmiyor aklıma. Ya da sadece bok geliyor aklıma. Ama bok mu, artık anlayamıyorum da... Ayrıştıramıyorum. Yaşadığım ortamdan kaynaklı olabilir. Her şey süslü, herkes süslü. En çapaçul benim. Belki de bok benim. Belki de kalan herkes bok. Ya da görüntülerimizi siktir edersek; hepimiz bokuz. Başlık bok olsa daharead
- MrAre you avoiding me, Mr. Myself? No, she does not love you. Yup, actually she never did. Yez, no one cares about you any special. Just a few, just a little within normals. No, you're not even close to be a good artist; in none branch. You don't even need to shy about what'd youread
- |\|Bir an once kendimizi kaydedelim. Bu gece turkce. hepsi kucuk harfle. ilk iki cumle, acilis yillarinin otomatik torpillilerinden. onlar kodamanlar. zaten sen okuyacaksin, baska kimse okumuyor bunlari. ben de aslinda oyle istiyorum. icimde ne var ne yok, ne bok, ne kafiyesi bulunmasi zaten abes olurdusu, ne de ne var ise; herseyi gor. cunku ben seninread
- FBen burada, ne bileyim... Canim yazmak istiyor diye yaziyorum. Aslinda cok da guzel bir seyler yazmistim, hemi de uluslarasi anlasilabilecek ve her halukarda yine cok az kisinin anlama ihtimali oldugu olacak bir seyler... Sonra n'oldu? Dur, daha bitmedi... Bir seyi duzeltmem gerektigini hissediyorum. Sadece cok az kisinin anlayabilecegi olmasi iyiler tarafindan tercih edilecegini garantilemez. Iyilerread
- anAslında mesele anlamak değil, anlamaktan usanıp, artık arada canın istediğinde anlamak için okumak. Başka şeyler düşündüğünü fark et beni okurken. Düşündüğünü fark et. Hatırla. Benim ne yazdığım radyoda dinlediğin alelade bir program gibi olsun. Evet, radyo. Gözlerini tutan bir yayın ama kulakların senin. Ben beynin ve ruhun da senin olsun istiyorum. Çünkü, o kadar daread
- mum ve çamurateşten korkmuyorsan, gel yine mumlarla oynayalım. sevdiğin, sevip de en çok sevebileceğin adam seni hak edemedi. eyvallah. ömür boyu mahremiyet mahkumuyuz. amk, ona da eyvallah. belki de hala tek mağdur sensin. e, herhalde, di mi, yani... ha!! ...ona da eyvallah. benden hepsine, her şeye eyvallah. içim rahat, kafam rahatsız ama, gönlüm mandanın yattığı çamur gibiread