Ali Guler

  • garez

    kötü hatıralar koleksiyonu. sakla. gör. istemesen de bir daha gör ve tabii ki perçinle. tam orada mı oturuyorduk. hatırla ve nefret et. hepsini tut, en kötü haliyle. zaten iyi bir hal hiç olmadı. hiçbirini bırakma. yeryüzünde başına gelebilecek en kötü şeydi. onu orada tuttuğun sürece her şey daha iyi. çıkması, gıkması dert. gerçek.

    tam orada di mi? her evden çıktığında karşında. kaderin bir cilvesi denemez buna. olsa olsa ibneliktir bu kaderin yaptığı. adama siktir git, bir daha oraya gelme de diyemezsin. sırf muhatap olduğun için yine kendine yontar. senin yerinde başkası olsa kuyusunu kazmanın bir yolunu bulurdu belki. belki de dövdürürdü. sen de istesen yaparsın. neden yapmayasın ki? ölsün göt. sokağında arkadaşının yanına uğradığında bile arıza çıkarmamış mıydı pislik! dükkana da bilerek geliyordur kesin. o kadar istemiyorsun ki -bırak görmeyi- varlığını. taşınsa ya da daha iyisi ölse keşke.

    hep en kötüleri hatırla. zaten iyi olan ne vardı ki? hiçbir şey. boş küme. biraz gülümsedik, biraz iyi zaman geçirdik diye hayatın anlamını bulduğunu zannetti. duyan da daha yeni ergenlikten çıkmış zanneder. bu nasıl bir salaklık. böyle biri ile münasebet kurmuş olamazsın. en büyük pişmanlığın bu. haklısın. sen hep haklısın. en haklı sensin. bu konuda kimseye danışmazsın ama danışsan herkes haklı olduğuna kanaat getirecektir.

    meymenetsiz surat, bir de hala benim aldıklarımı giymiş de karşıma çıkıyor utanmadan. hala fakirliğinden, parasızlığından yakınıp duruyordur. onun yerinde kim olsa ihtihar ederdi. bu saate kadar bir halt olamamış, bundan sonra da bir şey olamayacağı belli.

    belki taşınır buradan. umarım taşınır, ya da en azından hiç istifini bozmaz. senin onun kapısına dayandığın gibi kapına dayanmadı di mi en azından. sarhoş olup gelmedi kapına mesela. düşünmesi bile korkunç. bir defa gül bırakmıştı bir de boş kağıt. aptal herif. yok, yapmaz. o kadar yüzsüz olamaz. hem o cesaret de yok onda. olsaydı zaten bu hale getirmezdi kendini. sen yapmıştın. sadece nefret ettiğini söylemeye gitmiştin. onu da bir şey sanmıştı.

    ne kadar yanılıyorum kimbilir. kim bilebilir ki ne düşünüyorsun. kimse. kendisi bile bilemiyor insan bazen. ne işin vardı onun evine tekrar gidecek, hala sorguluyorsundur kendini ama müspet açıklamaların elbette olacak. bir mantığa sokmazsan kemirir durur; işinden gücünden eder insanı böyle şeyler. ”kart mı olacaktı?”

    şarkı güzel. düz saçlı medusa'nın şarkısı. kendi düz değil ama saçları gibi kendini düzlemeye çalışan birinin.

    yine mi yazıyor. bari bir ederi olan bir şeyler çıkarsa. yok. patates.

    bana kimse gelemez. ben pişmanlığım.

    teşekkür ederim.