her turhlu part II

denize yanlamasina yaziyorum. bu defa uzuvlarimdan bahsetmek istemiyorum dedigimde bahsettmis oluyorum. yine marmara'ya karsi yazmaya baslayacagim fakat olamiyor, cunku oraya koyabilecegim bir masam yok. butun derdim bu mu? degil. fakat, yazmadigim icin cezalandirildigimi yazmam umarim basima bir baska bela acmaz.

al iste. yaziyorum. tamam? kendim misin, kimsin bilmiyorum. kimlersin onu da bilmiyorum. fakat sunu biliyorum, senin yuzunden eni-konu 'oynatmis' biri olarak gorulmeye basladim. daha da beteri, oynatmisa biraz sempati duyulur, nefreet edilen ve kotu bellenen bir oynatmis oluyorum. bu da cabasi olacak. sayende.

hayir! benim sayemde degil, senin sayende. hayir! sayende degil, yuzunden!

senin ben aq. hatirlatsaydin, yazardim. yazmaya neden mecbur olduguma dair bir seyler fisildasaydin, belki de bunu gule oynaya yapacaktim. ama su an farkindaysan, al... retina bozuldu. artik yemek yiyebilir miyim? her ne kadar bakmadan yazabilyorsam da, birazdan donacak bu meret. onu da duzeltiver madem siktimin 'ulvi' guclerinle.

ske ske devam edecek. etmiyorsa gebermisimdir, ondandir. ama kabahat benim degil. beni geberten ben degilim. delirten, hic degilim. boyle biri olmayi ben secmeim fakat buna ragmen etrafima pek zarar verdigimi dusunmuyorum. hic sevilmesem de, yapayalniz olsam da, gercek bu.