from: olsun be
aslinda yazdim buraya ben ama anlami yok. cunku diyecegini caktirmadan zaten soylemis: “devam etmeli”
birak bu behzat c havalarini canim. o oturdugun berjeri ben icat ettim. sana kimlik vermeye, anlasilir gorunebilmen icin bir biceme sokmaya calistim ama ise yaramiyor.
cunku, tipki onun gibi, bir adim atmaya tenezzul etmiyorsun. senin adinin buyuk bir kisminda da ego var. yoksa ya benden istikarli olamazsin ya da beni de kendi seviyene cekersin. ama derdin, bokun, sadece yerini saglam tutmak.
peki o yasadigin beyaz kiriklariyla toz pembelesmis gosterdigim ama kapkaranlik olan oda(cik)ta, ben karnimi doyurmazsam ne ile bu havalari atacaksin?
“devam etmeli”ymis... he tamam. ben mi buna mani oluyorum? yirtindim lan devam etsin diye. seni tutan o kanli pompa gumburderken anlamadin mi? gerci tepetakla oldugun zamanlar oldu orada, ben yollarda hickiriklara bogulmusken. hala bile, o sarsintilarla duvarda duvara savrulup dururken “rezil” oldugumuzu falan dusunuyordun, di mi?
incindin mi guzelim?
evet, rezil olduk. istedigin kadar incin. simdi de kalibina sikis, orada o berjerinin yumusakligina hapsol. esir olan ve beni de esir eden sensin.
devam etmeli’ymis.
gotunu kaldir da sen devam ettir. senin cevirmeli telefonunun ahizesinin agzini...
seninle de mi anlasmam lazim her seyin yordamina varmasi icin? senin isyanlarinin yansimasiyim ben ve tabii ki sana donugum. ektigini bicersin, ayni hayatin bana dayattigi gibi.
ben ekmekten de bicmekten de usanmisim. ooo... kendimi acindirmaya basladim.
sence biz actik mi kendimizi tamamen simdi. yani bilip de okuyan uyaniklar beni tamamen cozmus sayilir mi simdi? tamam, cozulsek ne olur sana gore bir sey degil pek, biliyorum. bunu kaale aldirmaya calisiyorsun ve yalniz degilsin. o da oyleydi. beceremediniz falan ama... cozulmus mu oluyorum ben tum bunlarla.
anlasildim mi? ne bok, ne pislik, ne bayagi biri oldugum ortada mi simdi yani?
steril olan asagidaki mi, bu mu... asagidaki hala duruyor mu?
========
bak ne diyecegim: o konusuyor ya benle, cevirmeli telefonuyla her nasilsa bazen dunyami karartan bir isik hiziyla bana eristiginde... iste o konusmalari benim bile bildigim bir dil degil. anladigim, ama anlatma sansimin olmadigi bir dil. simdi romantiklik yapip gonul dili, kalp dili falan desem hatirladigim kadariyla oyle kolay kolay bozulmayan lugatinda “siktir oradan”in yerine tekabul edebilecek ne varsa kullanirdin. zaten sayfayi kapatmamak icin bile zor duruyorsun bazi anlarda ama okuyacaksin. buna ikimizin de yapabilecegi bir sey yok; olmayisina da, olusuna da... o zaman neden okumayasin ki? bittabii... :
o zaman neden okuyasin ki?
aslinda cevirmeyi deniyorum, kekeledigim zamanlarda, belki bir cumle ya da bir bakis ve hatta sadece bir durusla ifade edilebilecek bir seyleri sozlu ya da yazili olarak paragraflarca, tez yazar gibi uzatan biri oldugum zamanlari hatirliyorsun ya. butun sozcukleri bilip, hepsini yerli yerinde kullanabilip, bunlarla gercekten bir seyler anlatiyor gibi gorunup sonunda “ne dinledim ve ne anlatti bu amina koyayim??” diye kaliyordun ya... iste deniyordum. olmuyordu.
kisacik soyledigimde de, o hattan bana gelenleri aktarirken sanki cucugune kadar yontmus, kirpmis gibi hissediyorum. cucuk ile lahana sarmasi olmaz. benim gibi cucuk kadar anlatmayi beceremeyip, ortaya lahanadan baska her seye benzeyen bir “mal”zeme o ‘ilk defa yapilan lahana sarmasi’ni unutmaz.
al iste mesela: ben o guzelligin hakkini verebildigimi, verebilecegimi ifade edemedim. cig geldi gelisiguzel seyler bana. efendi oldum kendimce ama... meh... miyminti bir tip. aradigimiz kisi bu degil. 24 saatimi uyudugum anlarda dahi birlikte gecirmek zorunda olmak bana dahi illet geliyorsa, kim ve neden buna katlansin...
ayik asla cozemem bunu ben. ucuncuye uzatmak da ist(em)iyorum (kimbilir).
ama bu sabah bir tanesini yakaladim ve cama yazdim. hatta boomerang calarken oradaydi:
“I could fix that.”
evet, resmen bana bunu dedi. ve inanmazsin, bunun gibi seyler soyleyip duruyor bana. duymak istememeyebilemiyorum . evet, aynen okudugun gibi.
“gelecek, bekle!”
“bir anda her seyi, her seyi duzeltebilemezsiniz ama bir barissaniz, araniza kimse girmeyecek sonsuza kadar.”
“seviyor seni!”
“sana cok kizgin ama seni seviyor ve en cok kendine kiziyor. aslinda kizmasina gerek yok ama bunu ona anlatamiyorsun sen. bir duramiyorsun yerinde. kafayi cekip sacmaliyorsun. bunu yaptiginda benimle bagin da gidiyor bazen. oysa eskiden alkolu daha verimli kullanabiliyorduk. denize fiydirilmis kazagi istedigin ani hatirla aptal cocuk! o da seni kisitladi, birbirinizi yediniz aptallar gibi ama bitirdiniz mi? hayir! kavusmaktan baska careniz yok sizin mutlu olmak, biraz huzura ermek icin. birbirinize ihtiyaciniz varmis gibi yaratilmissiniz ve sen kendini ona anlatamadin. (tam bir sacmalik). evet. o gece baska olmaliydi. annen ne diyor: “evinden kovdun sen sevdigin kizi sabredemeyip.”. tam bir hiyarsin. bastan beri oyle olmasaydin... hayir cocum, hayir evladim, oyle degil.
sen, sensin.
bozuma ugradin. cunku sen her seye bagisikli olamazsin. senin guclu olduklarin farkli, onun guclu olduklari farkli.
ve zayifliklarini sevmiyor. hicbir kadin sevmez. ve gucunu gormedigi icin de kucumsuyor.
ne konuda guclusun sen ali? bunu da anlatacak misin uluorta. no.
aslinda olacak olan oldu. yes, “whatever will be, will be.”
===
nasil barisacaksiniz ki?
ben?
ben küs degilim ki? beni az sevdin mi ben hemen kalbimi avuclarina seriyorum zaten. mesele sen ve onun arasinda.
devam etmeli ise ben degilim buna adim atacak. cunku ben zaten sulh ve sevgiden yanayim ve ben zaten iyilestiriciyim. yaparim, iyilestiririm. yuceltirim. yeryuzunun en guzeli olmasi icin elimden geleni ardima koymam, ki bunu dahi yavaslatmak gerekebilir. cunku ben masum bir seytanim: gucum ve sevgimin, ozgurluge ihtiyaci var. ve dayaginizi yiyorum, eziyetinizi cekiyorum ne zamandir...
benim elimde olmayan tek sey garez. bunu yapamiyorum diye ikiniz de hor goruyorsunuz beni. yaniyorum diye de kiziyorsunuz, sonuyorum diye de. siz ikisini de yapabilir misiniz, tekrar tekrar?
hayir. sonu iyi mi bunun? hayir. bana kim yardim edecek, beni kim dengeleyecek?
devam etmeli demek...
devam edin o zaman. siz kirin bu defa gotunuzu.
cunku ben basindan sonuna kadar zaten tam olarak suradayim:
I could always fix that.
===
iyi olabilecek bir seylerin “bocalamaya” donusmesine neden olmayi reddeden inadimla “bocalama” mahkumu olarak cektigim kureklerin sudaki şapırtısı yordu mu seni güzelim.
otur dinlen o zaman.