bir erkeğin aşk acısının 'neredeyse' en derinini hissedip, yaşayarak bundan zevk almak... kendi dahi bilmez. anlaşılır, anlaşılmaz ama 'norm'al.
acı çekmemizi seviyorsunuz. iki geyik de olsak, iki timsah da, iki insan da, sizin için canımızın yanmasını seviyorsunuz.
galip olan, güçlü olan gelecek di mi...
peki. ya mert olan, namerdin elinden giden? peki ya, öküz oğlu ökküz erkeklerdan farkı çük yerine kukudan hallice varlıklar olarak seçme yeteneğinizi kendi farkındalığınızla hiç yoklama gereği duyuyor musunuz?
yapıyor musunuz? oh, böyle bir trend henüz yok, di mi?... telef ediyorlar da birbirlerini bazen binlercesi binlercesine dalıp, kesip doğrayarak. hakkaniyet kan dökmekte aranmaz belki ama sonuçlarına bakarsak hala kan dökmeye yer arıyoruz, inadına da çoğalarak. bunun sonu nereye varır ey insan?
ağıtları, şarkı diye sakız gibi çiğnerken böyle şeyler geçer mi akıllardan?
-
yeryüzünde bundan daha güzel bir şarkı yok.
ama bu,
farkındasız,
medeniyete bürünmüş ama medeniyetsiz acımasızlığı,
bazı salaklara yedirebilir ancak.
-
yeryüzünde bu şarkıyı benden daha çok aşkla dinleyen yok.
yok. ben yaşarken de olmayacak.
ben, anlayan salağım.