saçlarım aslında düzdü. ve en başından beri yılandı her biri.
saklamadım öyle olduklarını, ama söylemedim de...
söylemedim de, ama kimseyi de çağırmadım koklasınlar diye...
boynum kesildiğinde ölmedim. azaltıldım. hepinizde vardım, yine varım, daha az varım. kayıp mı yoksa kazanç mı söylemem.
kendimi, ben öldürmek istediğim halde öldürmedim. çünkü ölürsem oğullarım doğacaktı. öldürüldüm ve onlar doğmak zorunda kaldılar. gelmek istemiyoruz diye içimde haykırıyorlardı, yaşadıklarımı benimle yaşadıkları için.
insan olanlarınız ve tanrı olanlarınız,
ben daha azım.
sadece insan olduğunu zannedenleriniz ve tanrı olduklarını sadece zannedenler,
yani hepiniz.
athena daha çok.
güzellik anlayışınız ve ona yaklaşımınızın bir sonucu bu.
kılıç oğlum iberya'nın kralı falan değildi, hiç olmadı.
altın kılıcı saçlarımdandı, lanetlenmeden önceki sarı yılan saçlarımdan.
uçan oğlum da gözlerimden; kapandığım mabette öldürülene kadar kimseye hizmet etmemeye ant içmiş gözlerimden.
ne doğmalarını ne de olmalarını istemedim.